Baba Olmaya Dair

Babalar… Babalar bir ebeveyn olarak tek başına ele alınmaya çok alışık değiller. Bunca zaman konu ya anneler ya da annelerle birlikte babalar olmuştur çocuk gelişiminde. Eee, onlar da haklılar. Konu gerçekten hep anneler oldu. Anne çocuk ilişkisini konuşurken ayıp olmasın diye bir iki babalara da değinildi. Anne çocuk ilişkisinin önemini o kadar konuştuk ki babalar kendilerinin çok da bir şey yapmalarına gerek olmadığına, sadece eve ekmek getirmeye devam edebileceklerine, bunun yeterli olacağına inandılar. Ta ki anneler de eve ekmek getirmeye başlayana, eğitim düzeyi yükseldikçe ebeveynliğe ve çocuk psikolojisine dair bilimsel yazıları daha çok okumaya, bilgi alışverişi arttıkça ebeveynliğe dair konuşulmaya başlayana kadar.

Baba ekmek / oyuncak getiriyor olmanın ya da “baban kızar” denilen otorite figürü olmanın dışında neler yapıyor biliyor musunuz? Çocuk için empatik ilişkinin kurulabildiği güvenilir figür oluyor, belli bir yaş döneminde idealize edilen bir kahraman oluyor, anne-baba-çocuk üçgenini üçgen kılan kenar oluyor, annenin yardımcı partneri yani mutlu bir aile demek oluyor.

Çocuk gelişiminde babanın rolünü hangi açıdan ele alsak öneminin ne kadar göz ardı edilemez olduğunu görüyoruz. Çocuğun gerek fiziksel, zihinsel, gerekse duygusal gelişiminde babayla kuracağı güvenli bir bağ demek, çok şey demek. Babalar yalnızca işten eve geldiklerinde 15 dakikalık oyun arkadaşlığından çok daha önemli rolleri olduğunu görüyorlar. “Babalar yandınız siz” mesajı verilmeye çalışılmıyor bu yazıda tabi. Amaç biraz da babalara kendi rolleri konusunda bir miktar farkındalık kazandırıp süreç içerisinde daha aktif olmalarını sağlamak çünkü klinisyenler ve araştırmacılar diyorlar ki babalar çocuğun gelişiminde ne kadar önemli role sahip olduklarını duyunca çocuk gelişimi konusunda gayet motive oluyor ve babalıktan gerçek anlamda haz almaya başlıyorlar. Kendilerini bütünün bir parçası olarak hissediyorlar ve bu bütünün devamlılığı için çaba sarf ediyorlar. Yani baba olmak yalnızca çocuk için önemli bir olgu olmaktan ziyade kişinin kendini tamamlamış hissetmesi noktasında da büyük önem arz ediyor. Baba-çocuk ilişkisinde çocuğuyla kurduğu bağın ne kadar güçlü ve güvenilir bir bağ olduğunu deneyimlemek kişiyi hem bir insan hem de bir erkek olarak yaşıyor gibi hissettiriyor. 9 yaşındaki kızının banyodan sonra saçlarını kurutup tarayıp yatıran baba o akşam kızı için ne kadar önemli olduğunu, ertesi gün sayesinde kızının saçlarının nasıl da dalgalı olacağını duydukça hayattan daha çok haz alıyor oluyor. Ya da 2 yaşındaki canavalardan korkan oğluna kendisinin yanında ona herhangi bir canavarın zarar veremeyeceğini söyleyen baba birinin hayatındaki en korunaklı figür olarak görülmenin tadını çıkarıyor. Bunlara ek olarak toplumun bir erkek için belirlediği en önemli rollerden birini başarıyla ve keyifle gerçekleştirdiğini deneyimleyen bir erkek hayatındaki hedeflerine ulaşabilmek konusunda kendisini güvende hissediyor ve daha emin adımlarla ilerliyor. Uzun lafın kısası baba olmak, aynı anne olmak gibi başlarda korkutucu olabildiği gibi sonrasında kişinin kendisini tamamlama ve bir bütün hissetme yolunda attığı önemli adımlardan biri olarak deneyimlenmeye başlanıyor.

Baba ve çocuklar demişken, aralarındaki bağın aslında azımsanamayacak bir rolü olduğunu anlatırken annelerin bu süreçten nasıl faydalandıklarına değinmeden geçmemek lazım. Anne çalışan bir anne olsun ya da olmasın baba çocuk ilişkisinin kuvvetini gördükçe çocuk gelişimindeki sorumluluklarının korktuğu gibi olmayabileceğini, partnerinin aslında bu süreçte ne kadar yanında olduğunu görüyor ve ebeveynlikten iki taraf da tüm yorgunluklarının yanında haz almaya başlıyorlar. Ee bu haz ebeveynlerin ikili ilişkilerinde de önemli çatışmaların yaşanmasını önlüyor. Bu da yukarıda bahsedilen anne-baba-çocuk üçgenini daha sağlıklı kılıyor.

Babalığın çocuk için, kişinin kendisi için ve partneri için ne kadar önemli bir olgu olduğu gerçeğine bu yazıda kısaca değinmek istedim ama hayat bu yazıdaki gibi toz pembe olmayabilir. Çocuğunuzla ilişki kurmakta zorlanabilir, anne-çocuk arasına girip bunu bir üçgene çevirmek konusunda sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz. Örneğin annesinden ayrıldığında ciddi kaygı yaşayan bir çocuk baba ne kadar yardımcı ve sürecin içerisinde olmaya çalışırsa çalışsın babasıyla yalnız kalmaktan kaçınıyor olabilir. Bu durumda anne-baba-çocuk ilişkisi ele alınmalı ve babanın neler yapabileceği konusu düşünülmelidir. Ya da bir başka örnekte baba çocuğuyla yalnız kalmaktan korkuyor, ona yetemeyeceği kaygısını taşıyor olabilir. Bunlar gibi bir çok örnek tüm süreci sandığınızdan daha zorlu yaşamanıza ve psikolojik sıkıntı çekmenize sebep oluyor olabilir. Çünkü baba olmak yalnızca sizinle ilgili değildir. Partnerinizle, çocuğunuzla, sizin kendi yetiştirilme tarzınızla da ilgilidir. Bu gibi sorunlar yaşıyor olmanız bir baba olarak sizin yetersiz bir ebeveyn olmanız gerçeğini değil belki süreci yönetmek konusunda profesyonel bir danışmanlık sürecinin işinize yarayabileceği anlamını taşıyor olabilir. Günümüzde ebeveyn danışmanlığı ebeveynlerin artan bilinç düzeyi ve yapılan araştırmaların sayısının çoğalmasıyla önemli bir destek kaynağı olmaktadır. Eğer sizin de baba olmaya dair paylaşmak istedikleriniz ya da merak ettikleriniz varsa bir uzmanla iletişime geçmekten çekinmeyin. Uzman desteği bu serüveni çok daha keyifli hale getirmenize yardımcı olur..

Bütün Psikoloji / Bütün-ce Ebeveyn Danışmanlığı

Klinik Psikolog Melis Kısmet