Online psikoterapi, teknolojinin sağladığı olanaklarla terapinin çeşitli dijital platformlarda gerçekleşmesini sağlayan bir hizmet. Pandemi sonrasında daha geniş kitlelerce bilinir hâle geldi ve birçok kişi tarafından daha çok tercih edilir oldu. Beraberinde de yeni bir soru getirdi: “Online terapi yüz yüze terapi kadar etkili mi?” Cevabı kısaca evet ya da hayır demek mümkün değil; çünkü etkililik, hem terapinin yürütüldüğü çerçeveye hem de kişinin ihtiyacına bağlı. Online terapinin avantajlarını, sınırlarını, pratik hazırlığını ve süreç yapısını Bütün Psikoloji ekibinden iki klinik psikoloğa, Başak Uygunöz’e ve Fatma Girgin Kardeş’e sorduk.
Bu yazıda öğreneceklerin
- Online terapinin coğrafi, zamansal ve pratik avantajları
- Zaman/mekan bağımsızlığının görünmeyen riskleri
- Online terapinin uygun olmadığı klinik durumlar
- İlk seanstan önce yapılması gereken teknik ve çevresel hazırlıklar
- Online ve yüz yüze terapide seans sıklığı/süresinin değişip değişmediği
1. Online terapinin sunduğu avantajlar nelerdir?
Online terapinin sunduğu avantajların başında, ulaşılabilirliği, yani coğrafi sınırlamaların olmaması vardır. Kırsalda, terapistin olduğu şehrin dışında, ülkenin dışında veya terapi merkezlerinden uzakta oturanlar için uygun bulduğu uzmanla çalışma imkânı sunar. Dolayısıyla seansların ne zaman yapılacağına dair de esneklik vardır; randevu almak daha kolaydır. Seansların devamlılığını ve sürekliliğini sağlamak da daha kolaydır. Taşınma, seyahat, yoğun yaşam temposu, hastalık gibi durumlarda seanslar aksamadan sürdürülebilir. Yoldan ve bekleme süresinden tasarruf sağlar. Böylece hem zaman hem de ulaşım açısından daha ekonomiktir.
Danışanlar, uygun şartları sağlayabileceği ortamdan online terapilere katılabildiği için, özellikle ev ortamından katılmak kimileri için daha rahat ve konforludur. Online terapi, danışanlara rahat hissedebilecekleri alanı seans çerçevesine uygun şekilde kendilerinin kurmasına imkân verir. Kimileri de fiziksel olarak bazı rahatsızlıklara veya hareket kısıtlılıklarına sahip olduğu için yüz yüze terapiye gelememektedir. Dolayısıyla online terapi, bu kişilerin kendi durumlarına uygun şekilde danışmanlık hizmeti almasına da olanak sağlar. Yüz yüze iletişimde zorlanan kişiler için de başlangıçta iletişimin ekran üzerinden kurulması rahatlatıcı olabilmektedir.
— Klinik Psk. Başak Uygunöz
2. Zamandan ve mekandan bağımsız olmak: avantaj mı, dezavantaj mı?
Online terapinin zamandan ve mekandan bağımsız olması, danışan süreçlerini bazı açılardan olumlu, bazı açılardan olumsuz etkiler. Kişi, başka şehirde, ülkede, ülkelerarası saat farklarına rağmen uzmanına rahatlıkla ulaşabilir. Taşınma, seyahat, hastalık gibi durumlardan seanslar kesintiye uğramadan devam edebileceği için seanslara devamlılık artar. Yoğun hayat temposuna sahip danışanlar için yolculuk süresini ortadan kaldırır. Kişi kendi ortamında olduğu için rahatlayıp daha kolay kendini ifade edebilir.
Fakat “Nasıl olsa her yerden bağlanırım” düşüncesi ve online terapinin mekandan bağımsız olması, kişilerin bazen seanslara hazırlıksız katılmasına da yol açabilir; disiplini zorlaştırır. Mahremiyet sağlanamazsa, danışan kendini rahat ifade edemeyebilir. Terapistle aynı odada olunmadığında, bazılarında ciddiyet hissini azaltabilir. Terapi alanı ve günlük yaşam iç içe geçebilir. Hâlbuki yüz yüze terapi, mekânsal olarak ayrı bir psikolojik alan yaratabilmektedir. Online terapide danışan ekranı kapattığı an hızlıca kendi günlük yaşam temposuna dönebilmektedir.
— Klinik Psk. Başak Uygunöz
3. Online terapinin sınırları nelerdir? Kimler için uygun değildir?
Online terapide danışanla terapistin yüz yüze görüşmeyip aynı mekanı paylaşmaması, bazı dezavantajları ve kısıtlılıkları beraberinde getirir. Görüşmeler çoğunlukla internet üzerinden yapıldığı için görüntünün donması, sesin ulaşmaması, aramanın düşmesi veya kullanılan cihaz ve programdan kaynaklı sorunlardan dolayı seanslar kesintiye uğrayabilir. Yüz yüze iletişimde gözlemlenebilecek sözel olmayan ipuçları (beden dili, jest, mimik vb.) online ortamda gözden kaçabilir. Danışanlar, görüşmeleri gerçekleştirecek güvenli ve özel alanı ev ortamında sağlayamayabilirler. Mahremiyetin sağlanamaması, dikkat dağınıklığı ve bölünmeler terapiyi zorlaştırabilir.
Bazı kriz anlarında (intihar riski, anksiyete atağı, ağır travma vb.), yani acil ve canlı müdahale gerektiren durumlarda terapist yeterli müdahaleyi uzaktan sağlayamayabilir. Bazı psikiyatrik bozukluklar (ağır bağımlılıklar, psikotik bozukluklar vb.) için de tek başına uygun bir yöntem olmayabilir. Terapiye yeni başlayan kimileri için güven ilişkisini ekran üzerinden kurmak daha zorlayıcı olabilir. Görüşmeler internet aracılığıyla, seçilen bir platform üzerinden yapıldığı için kişisel bilgilerin gizliliği ve korunması konusunda riskler de barındırabilir.
— Klinik Psk. Başak Uygunöz
4. Online terapi için ne tür teknik ve çevresel hazırlık gerekir?
Online terapi, sadece psikolojik değil, görüşmelerin kesintiye uğramaması adına çevresel ve teknik bir takım hazırlıkları da gerektirir. Görüşmeler kararlaştırılan dijital bir platform (Zoom, Teams, Google Meet vb.) üzerinden yapılacağı için, internet bağlantısının hızlı, stabil ve güvenli olduğundan emin olunmalıdır. Erişim sağlanan cihazın (bilgisayar, akıllı telefon, tablet vb.) kamerası ve mikrofonu olmalıdır. İlk seanstan önce kararlaştırılan platform hakkında asgari düzeyde de olsa bilgi sahibi olunmalıdır. Seansların gerçekleştiği esnada, ortamın sessiz olduğundan, iyi aydınlatıldığından, dikkat dağıtacak unsurların olmadığından ve mahremiyetin sağlandığından emin olunmalıdır.
— Klinik Psk. Başak Uygunöz
5. Online terapide seans sıklığı ve süresi nasıl belirlenir?
Seans sıklığı ve süresi, danışanın ihtiyacına, terapi ekollerine, danışanın amacına ve daha pek çok değişkene bağlı olarak değişebilmektedir. Genellikle bir seans 45-50 dakika sürmesine rağmen bazı ekoller değişik süreli seanslar yapabilmektedir. Araştırmalar, seans sıklığının haftada bir olduğunda daha verimli sonuçlar alındığını göstermektedir. Ancak yine bu sıklık, danışanın ihtiyacına ve/veya beklentisine göre haftada 2-3 veya daha fazla olabilmektedir.
— Klinik Psk. Fatma Girgin Kardeş
Yazarlar: Klinik Psk. Başak Uygunöz ve Klinik Psk. Fatma Girgin Kardeş