Çift İlişkilerine ve Çift Terapisine Dair

Evlilik, diğer tüm çift olma türleri ile beraber, yetişkin yakın ilişkilerinin sosyal bir çerçevesini çizer ve aynı zamanda insan yakınlığı için en kabul edilebilir sosyal araçlardandır. İki yönlü bağlanma ve ayrışma, katılma ve bireyleşme psikolojik süreçleri, evliliğin merkezidir. Kişiler ne kadar yakınlaşırsa, ayrışmaya da o kadar müsait olurlar; buna karşılık kişilerin ayrışmasına izin verilmezse yakınlık da sağlanamaz.

Bağlılık; sağlıklı bağlanmanın doğal bir sonucudur ve hem diğer kişiye ihtiyaç duymayı hem de diğerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmeyi içerir. Bağlanma ihtiyacı yetişkinliğin mühim bir parçasıdır ve yakın ilişkilerde duygusal bağlanmanın çekirdeğini oluşturur.

İnsanlar bütün hayatları boyunca kendi ideallerindeki kendileri için kusursuz partneri bulmayı çabalarlar ve kendi inandıkları kişiye bağlanmak isterler. Fakat kusursuz diye bir şey yoktur. Kusursuz ya da ideal partner diye bir şey de yoktur. Yalnızca “yeterince iyi” diye bir şey vardır, o da kusursuzca kusurludur. Eğer partneriniz sizinle güvenli bir ilişki kurmaya istekliyse ve gönüllüyse o zaman o partner sizin için kusursuzdur. Burada güvenli ilişkiden kastımız, güvende, korunuyor, bireysel olarak olduğunuz gibi kabul görmüş ve seviliyor hissettiğiniz işbirlikçilik halidir.

Muhtemelen hayatınızda en az bir kez aşık oldunuz. Yaşlandıkça, aşık olmanın aslında kolay kısım olduğunun farkına varırsınız. Oldukça zor olabilen bir ilişkide olmaya devam etmek. İlişkiler her zaman kolay değildir. Aslında, onları yetiştirmek çok iş gerektirir. Fakat aşk bu şekilde büyür ve sürer. Öyleyse romantik ilişkilerinizin sağlam ve sağlıklı kalmasını nasıl sağlıyorsunuz?

Çift Terapisine İlişkilerimizde Neden İhtiyaç Duyarız?

Çiftlerin psikolojik destek alırken en temel temel sebeplerinden birisi ilişkilerinin dışında üçüncü bir kişinin yardımına ihtiyaç duymalarıdır. Çünkü her iki partner de kendi duygularını, partnerlerinin yönetilemez olduğunu düşündükleri duygularını ve aralarında ne olduğunu düşünemez olurlar. Kısacası ilişkilerine dışarıdan bir gözle bakamazlar. Sıklıkla birbirlerinin duygularını etkilerler, etkilediklerini hissederler ama bunları görmek, anlamak, içinden çıkmak zordur, bazen çok fazla gelir tüm bu farkındalık bile partnerlere. Aralarındaki genel döngü şudur; birisi yalnız ve terk edilmiş hissettikçe diğerini daha fazla kontrol etmeye çalışır, aslında yok etmeye çalışır. Bu da diğer partneri daha alansız, sıkışmış bıraktığından dolayı ötekini daha fazla reddetmesine sebep olur. Sonuç olarak tabloda birbirlerinden daha fazla uzaklaşmış ve yalnızlaşmış iki kişi ile karşılaşırız.

cift-terapisi-cift-iliskileri

Çoğu zaman ilişki terapisi alma kararı zordur. Çiftler bir şeyin işe yaramadığını biliyorlar ama korkuyorlar. Ya asıl sorun onlarsa? Ya bilmek istemedikleri şeyleri keşfederse? Sorunlardan kaçınmak, onlarla başa çıkmaktan daha kolaydır. Çift terapisinin amacı suçlama değildir, burası bir mahkeme alanı da değildir. Bir terapistin kullanabileceği çeşitli yaklaşımlar olsa da, suçlama hiç bir araç değildir. Çift terapisti tarafsızlığını koruyarak, çiftin ilişkilerini keşfetmesi ve canlandırması için alan sağlar.

İlişkideki problemleri partnerinizle çözümlemek, karşılıklı uyum ve ahengi yakalayabildiğiniz bir dans gibidir. Buradaki anahtar, yaklaşımıyla sizin evliliğiniz ve/ya aileniz için alanında uzman çalışabilecek bir psikolog bulmaktır. Terapistlerin rolleri, çiftlere beraber ortak paylaşılan deneyimleri hakkında nesnel bir bakış açısı vermektir. Genellikle çiftlerin seans dışında deneyimleyebilecekleri ve beraber yapabilecekleri kaynakları ve araçları sağlarlar. Tüm bunlar farklı iletişim tekniklerini ve küçük davranış değişikliklerini içerir. Dansınızda ahengi ve uyumu yakalayabilmeniz dileğiyle…